Dr. Aysun Kocabaş, yaklaşık on beş yıldır Ege'nin farklı köylerinden yerel tahıl ve baklagil çeşitleri topluyor. Bir üniversitenin tarım fakültesinde yürüttüğü çalışmalarda, bu çeşitlerin az suyla nasıl ürün verdiğini inceliyor. Kocabaş ile İzmir'deki deneme tarlasında, kuraklığın tarım üzerindeki etkisini ve üreticilerin bu sürece nasıl uyum sağlayabileceğini konuştuk.
Soru: Yerel çeşitleri neden bu kadar önemsiyorsunuz? Yanıt: Çünkü bu tohumlar yüzlerce yıl boyunca aynı toprağın ve aynı iklimin koşullarına uyum sağlamış. Kurak geçen yıllarda bile bir miktar ürün verebilmeleri, köylünün bu tohumları kuşaktan kuşağa saklamasının nedeni. Biz bu bilgiyi laboratuvara ve deneme tarlasına taşıyarak hangi özelliklerin dayanıklılık sağladığını anlamaya çalışıyoruz.
“Verim tek ölçüt olmamalı”
Soru: Yerel çeşitlerin verimi düşük değil mi? Yanıt: Bol yağışlı bir yılda modern çeşitler daha fazla ürün verebilir, bu doğru. Ancak kurak bir yılda yerel çeşitler daha istikrarlı kalıyor. Üretici için önemli olan yalnızca en iyi yıldaki verim değil, kötü yılda elinde ne kaldığı. Biz bu iki yaklaşımı birleştiren melezleme çalışmaları da yapıyoruz.
Tohum bankası yalnızca bir depo değil, bir bölgenin tarım hafızasıdır.
Soru: Üreticiye önerileriniz neler? Yanıt: Elinde eski tohum bulunan herkesin bunları saklamasını ve köy tohum bankalarıyla paylaşmasını istiyorum. Ayrıca toprağı örtülü tutmak, nadas uygulamalarını gözden geçirmek ve suyu verimli kullanmak, hangi tohum ekilirse ekilsin fark yaratıyor. Kuraklıkla mücadele tek bir çözümle değil, küçük adımların toplamıyla mümkün.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.